Life of Pi - Pi nin Yaşamı


Life of Pi


Yönetmen: Ang Lee
Senaryo: David Magee (senaryo), Yann Martel (roman)
Oyuncular: Suraj Sharma, Irrfan Khan, Adil Hussain
Süre: 127 dk
IMDB: 8.1
FilmeGitmedenÖnce: 8.5

Yann Martel'in aynı isimli romanından uyarlanan, yönetmen Ang Lee'nin şiirsel anlatımı ve sorgulayıcı  yaklaşımıyla bizlere sunulan Life of Pi (Pi'nin Yaşamı) izleyicinin kafasında oluşan beklentileri fazlasıyla karşılayan bir yapım olmuş. 11 dalda Oscar'a aday oluşu beklentiler konusunda yeterli bir cevap zaten. Dilerseniz fazla vakit kaybetmeden gerçek anlamda yazımıza başlayalım. 


2005 yılında çektiği Brokeback Mountain (Brokeback Dağı) filmiyle müthiş bir başarıya imza atan Ang Lee bu kez başka bir başyapıtla karşımıza geliyor. Üstelik yılın en iyi görsel efektleriyle beraber. Din ve inanç kavramları ise ancak bu kadar güzel aktarılabilirdi. Bu kavramlar bu kadar güzel işlenince seyirci sorgulamaya ve düşünmeye itiliyor, bu da filmin en etkileyici yanlarından birisi. Daha da etkileyici olan kısmı ise filmde uygulanan sembolizm, daha doğru bir deyişle filmin metaforu.

Hikaye kısmına gelecek olursak 16 yaşındaki Pi Patel'in ailesiyle birlikte Hindistan'daki hayvanat bahçelerinden Kanada'ya yaptıkları zorunlu yolculuk sırasında geçirilen gemi kazası ve bu kaza sonucu Pi Patel'in Pasifik Okyanusu'nun ortasında verdiği hayatta kalma mücadelesi anlatılıyor. Çok çok basite indirgersek hikayeyi, bir hayatta kalma mücadelesi diyebiliriz. Ancak o kadar basite indirgemek maalesef mümkün değil. Çünkü filmde anlatılan ve verilmek istenen şeyler çok güzel bir biçimde sembolize edilerek izleyiciye sunuluyor. Filmin sonlarına doğru ise Ang Lee araya ikinci bir hikaye koyarak izleyicileri ikileme düşürüyor fakat izleyiciye seçme şansı bırakmadan gerçek olan hikayeyi tekrardan koyuyor önümüze.

Hikaye kısmını da bitirdiğimize göre yorumlara gelelim. 3D'nin de katkısıyla filmdeki görsellik gerçekten şahane. İzleyicinin filmden kopmasına sürekli engel oluyor. Her sahnede ayrı keyif, ayrı haz alıyorsunuz görüntüden. Görsel efektler konusunda oldukça iyi bir iş çıkartılmış. Özellikle geminin batış sahnesiyle etkileyicilikten çok çok daha yukarı çıkılmış. Din ve inanç kavramları tam dozunda işlenmiş. Hristiyanlık propagandası da yapılmamış ayrıca, konuyu başka yerlere çekmenin bir mantığı yok. Filmde anlatılan üç din de aşırıya kaçmadan, tadında bırakılarak anlatılmış. Zaten filmde din ve inanç kavramları film boyunca irdelenmiş.

Asıl nokta ise filmde verilmek istenen mesaj yani filmin alt metni. Burada "inancını kaybetme, umudunu kaybetme" yerine "tanrı sensin" mesajı verilmiş. İnancı ve umudu ise Richard Parker isimli kaplan temsil etmekte. Film boyunca bundan kopmadığınız sürece alacağınız keyfin biraz olsun artacağını düşünüyorum. Film çok fantastik olmuş, gerçekçi olmayan olaylar ve görüntüler var diye düşünebilirsiniz. Fakat filmin kitaptan uyarlama olmasıyla beraber hikayenin fantastikliğini de düşünecek olursak çok da abartılı bulmadım sahneleri. Üç yüz kiloluk bir Bengal kaplanı ile on altı yaşındaki bir çocuğun okyanusun ortasında hayatta kalmasıyla ilgili bir hikaye mantık çerçevesinden bakınca fazlasıyla fantastik gelebiliyor insana.

On bir dalda Oscar'a aday olan film "En İyi Görüntü Yönetmeni" ve "En İyi Görsel Efekt" ödüllerinin en kuvvetli adayı. Her şeyi bir kenara bıracak olursak sadece görsel zenginlik ve 3D tekniğinin mükemmel kullanımı için bile sinemaya gidip izlenilmesi gereken bir film.

Oğulcan Berk Toker

Yorumlar

  1. Bu film benim gözümde 10 üzerinden en az 8 puan alıyor.İlk başlarda azda olsa sıkılsam da sonrasında keyifle izledim :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder