Philomena- Umudun Peşinde

Filmin Süresi: 98 dakika
Vizyon Tarihi: 9 Mayıs 2014
Imdb Puanı: 7.7
Filmegitmedenonce: 8.5
RottenTomatoes: %92
Oyuncular: Judi Dench, Steeve Coogan
Fragman sayfanın altındadır.

Stephen Frears’ın yönettiği ve bu sene en iyi film kategorisi dahil 4 dalda Oscar’a aday olan Phliomena 33. İstanbul Film festivalinin açılış filmiydi. Film açılışta normalde sinema salonu olarak kullanılmayan bir yerde gösterildi.  Genelde bu tür ortamların filmi izleme kalitesini oldukça düşürdüğüne inanırım. Ancak filmi gerçek bir sinema salonunda izlemememe rağmen oldukça etkilendim ve kendimi hikayeye kaptırdım.


Film Philomena adlı bir kadının trajik hikayesini oldukça güzel bir biçimde anlatıyor. Philomena İngiltere’de bir rahibe okulundayken ilk defa gördüğü yakışıklı bir çocuktan hamile kalıyor. Yetiştiriliş biçiminden dolayı çok büyük bir günah işlediğini düşünen Philomena çocuğu üzerinde bir hak idda etmediğini belirten bir kağıdı imzalıyor. Çocuk yaşta anne olduktan sonra çocuğu evlat olarak veriliyor ve Philomena çocuğu hakkında hiç bir bilgi alamıyor. Bu olayları 50 yıl boyunca içinde saklayan Philomena sonunda hikayesini birine anlatmaya karar veriyor ve Martin Sixsmith yolları ile kesişiyor. Daha yeni politik haber kariyerini bırakan ve yeni bir yol açıp tarih kitabı yazmak isteyen Martin Sixsmith bu hikayenin duygusal açıdan izleyicilerin dikkatini çekebileceğini düşünüyor. İkili izleri takip ederek Philomena’nın çocuğunu bulmaya çalışıyorlar.

Film Oscar sırasında çok konuşulmuş olmasa da kesinlikle geçen senenin en iyilerinden. Philomena ve Martin Sixsmith kayıp çocuğu ararken Amerika’da geçen bölümlerde gerçekten kaliteli bir yol filmi havası veriyor film. Aynı zaman da işlenen konular ve çelişkiler harika. Martin ve Philomena zıt kişilikler . Philomena’yı aldığı eğitim ve genel yetiştiriliş biçimi sebebiyle daha kabullenmeye yatkın ve sakin bir kişi olarak ele alabiliriz. Martin ise tam bir ukala. Bu iki karakter arasındaki zıtlık film boyunca ortaya iyi bir mizah çıkarıyor. Genel olarak ağır bir konu işleyen filmin zaman zaman seyirciyi güldürmesi filmin artıları arasına giriyor. Ancak karakterlerin zıtlıkları sadece mizah için kullanılmıyor. Martin de Philomena da insanları farklı yargılıyorlar. Ek olarak inanış biçimleri de farklı.  Aralarında geçen inanç konulu sohbetler ve tartışmalar gerçekten derin ve insanı düşünmeye sürüklüyor. Sadece tartışmaları değil aynı zamanda bir takım olaylara verdikleri tepkilerde farklı, sonuçta film güldürüyor desek de konusu son derece ağır ve hassas.

Evet, karakterler özenle ve empati kurulabilecek şekilde yapılmış. Peki benzer pozitif özellikleri oyuncular için de söyleyebilir miyiz? Kesinlikle söyleyebiliriz. Martin Sixsmith rolüne Steeve Coogan tam oturmuş. Filmin komik yanını iyi üstleniyor ve dramatik sahnelerde de başarılı. Martin Coogan iyi oynuyor ancak Philomena tamamiyle Judi Dench’in filmi. Kendisi kusursuz bir performans sergliyor. Bu sebeple Judi Dench’I uzun uzun süslü kelimeler kullanarak övmeyeceğim. Oyunculuğunu gidip görmekte fayda var.


Son olarak, sektördeki en iyi bestecilerinden Alexandre Desplat’nın müzikleri tek başına dinlendiğinde harika gözükmese de filmle çok iyi bir uyum sağlamış. Filmde inanış meselesinin üzerine çok iyi basılmış ve üzerinde durulan konunun ağırlığı filmi gereğinden fazla dramatik kılmamış. Her şeyin yerli yerinde olduğu Philomena bahsettiğim özellikleri beğenmiyorsanız bile sırf Judi Dench için izleyebilirsiniz.

Cem Başak



Yorumlar