Still Alice - Unutma Beni

Filmegitmedenönce: FacebookTwitterYoutube

Vizyon Tarihi: 13 Şubat 2015
Yönetmenler: Richard Glatzer ve Wash Westmoreland
Oyuncular: Julianne Moore, Kristen Stewart, Alec Baldwin
Imdb: 7.5
Rottentomatoes: %88
Filmegitmedenonce: 7.8
Fragman sayfanın altındadır.
Yazar: Cem Başak

Julianne Moore, Hollywood'da en iyi seçim yapan oyunculardan biri. Filmlerinde gerçekten iyi performanslar sergileyen Moore aynı zamanda oldukça fazla kaliteli filmde oynadı. Şu ana kadar 4 kez Oscar'a aday oldu. Still Alice filmi ona 5. adaylığını getirdi ve inanılmaz bir sürpriz çıkmazsa bu sene Oscar'ın sahibi olacak. Kısacası Still Alice iyi bir drama ancak esas öne çıkan Julianne Moore'un performansı. Bunu söylediğime şaşırıyorum ama Kristen Stewart da iyi bir performans sergiliyor.

Film Julianne Moore tarafından canlandırıl
an, hayatını belli bir düzene oturtmuş, son derece akıllı bir dilbilimci Alice'in bir anda Alzheimer'a yakalanmasını anlatıyor. Alice'in mutlu bir ailesi ve fazlasıyla başarılı bir akademik kariyeri var. Zaten filmin ilk sahnesinde kocası John (Alec Baldwin) karısını dünyada tanıdığı en akıllı insan olarak tanımlıyor.

Filmin konusundaki ikilem gerçekten güzel. Son derece akıllı ve düzenini kurmuş bir insan erken yaşta Alzheimer oluyor. Tabii ki Alzheimer'ın iyisi veya kötüsü olmaz, ancak Alice'in yaşadığının diğerlerine göre biraz daha vurucu olduğu kesin. Var olmana rağmen, bilincinin olmaması gerçekten aktarılması zor bir şey.

Still Alice, bu senenin iyi dramalarından. Zaten konusundan anlayabileceğiniz gibi zaman zaman üzücü olan film sadece hastalığın üzerine gitmiyor. Julianne Moore'un kızını canlandıran Kristen Stewart'ın hikayesi de gerçekten ilgi çekici ve güzel bir ikilem içeriyor. Çünkü alzheimer olan Julianne Moore, dünyanın en masum insanı değil. Tabii ki iyi bir insan ve karşısındakilere önem veriyor, ancak zamanı geldiğinde hastalığını kendi lehine kullanmayı da biliyor. Örneğin bazen bir şeyi hatırlasa bile, işine gelmediği için unuttuğunu söylüyor. Bu gerçekten film için yararlı bir dokunuş olmuş, çünkü kimse melek değil ve en sevdiklerinizi ilerde hatırlamayacak olsanız siz de kendinizi düşünüp bazı kararlar alırdınız.

Still Alice senenin en hızlı filmi değil, Foxcatcher kadar olmasa da bu tür filmlere alışık olmayanlar için yeni bir soluk olmayacaktır. Yine de bu tür film izlemeyi seveneler için bir problem olacağını zannetmiyorum. Ek olarak, Still Alice tempolu bir şekilde başlıyor, ancak daha sonra aynı tempoyla beraber ilerlemiyor veya bazen kendini tekrar ediyormuş gibi gelebiliyor. Gerçi alzheimer hastalığını konu alan bir filmin kendini tekrar etmemesi garip olurdu. Zaten bu büyük bir problem değil, yine de filme gitmeden önce aklınızda bulunması beklentilerinizi dengeleyebilir.

Still Alice, Richard Glatzer-Wash Westmoreland ikilisi tarafından yönetiliyor. Yönetmen ikilisi belli bir stil belirlemiş bundan çok ayrılmamışlar. Okuduğum bazı eleştiriler görüntüleri televizyon filmine benzetse de, ben gördüklerimden memnundum. Ayrıca Julianne Moore'un yaşadıkları çok fazla dramatikleştirilmiyor ve hastalığın başlama ve ilerleme süreci katmanlarıyla anlatılıyor. Burada Oscar alacak Moore'a da teşekkür etmek gerek, çünkü hiçbir zaman çok büyük oynamıyor. Yani sürekli bağırıp çağırmadığı için, bağırdığı nadir anlar çok daha etkili oluyor.

Julianne Moore'u övebileceğimiz kadar övdüğümüzü düşünün. Neredeyse her oynadığı filmde çok iyi olan Moore, bu sene artık Oscar'ı alacak. Filmde beni esas şaşırtan isim ise Kristen Stewart oldu. Oyuncu olmaya çalışan (ironik) Lydia karakterini canlandıran Stewart gerçekten iyi oynuyor. Karakterinin de hikayesi ilginç olduğu ve iyi yazıldığı için onu filmde biraz daha görsek bile itiraz etmezdim. Başrol Moore'la kızını oynayan Kristen Stewart arasında gerçekten iyi bir kimya var. Özellikle gelecek üzerine yaptıkları tartışmalar ve sahildeki sahneleri etkileyici.

Sonuç olarak Still Alice, Julianne Moore'un bu sene en iyi kadın Oscar'ını alacağı iyi bir drama. Bu senenin en iyi draması değil ama gene de iyi bir yerde duruyor. Finali veya temposu herkesi mutlu etmeyebilir ama sonuç olarak enteresan ikilemler içeren filmin çok iyi bir konusu var ve genel tabloya baktığımızda filmden mutlu ayrılıyoruz.

Yorumlar